ipek böceği için dut ağacı

İpek böceği ülkemizde ise; yaklaşık olarak 1500 yıl önce beslenmeye başlamıştır. Ancak son zamanlarda ipek böceği beslemek eski önemini kaybetmiştir. Türkiye, iklim bakımından dut ağacı ve ipek böceği yetiştirmek için uygun olan ülkelerden biridir. Spitalfields bir anda ipek üretim merkezi olmuş, birçok atölye ve fabrika kurulmuş. Eh, ipek böceği en çok ne sever? Bildiniz, dut yaprağı. Bethnal Green civarındaki dut bolluğu, bu yepyeni iş kolunun güçlenmesini sağlamış. Ama hikaye burda bitmiyor. Kaynak: Selvedge Magazine. Londra dediğiniz, bitmek bilmeyen göçlerin İpek böceğinin başlıca en önemli yiyeceği dut yaprağıdır. İpek böcekçiliği için çok sayıda dut ağacına ihtiyaç vardır. Bu sebepten dolayı ipek böcekçiliği yapanların dut bahçeleri olması çok iyi olur. Ayrıca İpek böcekçiliği için yapılacak bölgenin uygun olması, hasat için büyük önem taşır. Her aile yılda bir defaya mahsus olmak üzere ipek böceği yetiştiriyor. Köylüler, aldıkları 4 - 5 paketteki 22 kilogram olan ipek böceklerini dut ağacının yapraklarıyla besleyerek, 40 - 45 gün sonra 220 kilograma ulaştığında satıyor.İpeği böceği yetiştiriciliği köyde her geçen gün artarak devam ederken, köylüler Budanmazsayukarı ağıyor ve yaprağı sertleşiyor. İpek böceği için uygun değil. İpek böceğine normal meyveli dut yaprakları verilmiyor. Verilirse böcek dışkı çıkarıp kozayı kirletiyor. Dut mutlaka Baraşan olacak.(erkek dut deniyor) 3- Köyde 15 aile kadar ipek böcekçiliği ile uğraşan var. Site De Rencontre Handicap 100 Gratuit. İpek Böceği'nin Yaşam Evreleri ve Hayat Döngüsü İpek Böceğinin Yaşam Döngüsü. İpek Böceği'nin Yaşam Evreleri ve Hayat Döngüsü Tırtıl, Koza, Kelebek İpekböceği; milyonlarca yıldır yeryüzünde bilinen en sağlam ipliklerden birini üretiyor. Bu böceğin yumurtaları bir yıl uyuyarak canlanmayı bekliyor yeni doğanları ise kısa sürede ilk ağırlığının katına çıkarak mucizevi bir gelişim gösteriyor. Binlerce yıldır insanların en güzel ve en narin olarak değerlendirdikleri nadide kumaşların dokunduğu ipliği üretmek için kendini ördüğü bir kozanın içine hapsediyor. Bu süre içinde böceğin kendisi de bambaşka bir görünüm kazanarak bir mucizenin adını alıyor İpek Böceği Mucizesi. Yumuşaklığı ve parlaklığıyla yüzyıllardır en çok tercih edilen kumaşlardan biri olan ipek; ipek böceği tırtıllarının ördüğü kozalardan yapılır. Bu mucizevi canlılar ilginç bir şekilde yalnızca dut yaprağı yerler. Dut ağacı yapraklarından başka hiçbir şeyle beslenmezler. İpek böceği tırtılları gelişimlerini tamamlayınca kelebek olmak için koza örmeye başlarlar. Sonunda da kendilerini bu incecik ipek ipliklerden örülmüş kozalarına hapsedip uykuya dalarlar. Önce görünürde yalnızca minik bir tırtılla başlayan bu sürecin sonunda tırtıl kaybolurken ortaya ipekten örülmüş bir koza ile bir kelebek çıkmaktadır. İpeğin Tarihi Tarihi kayıtlara göre ipek ilk defa Çin'de bulunmuştur. 206'da başlayan Han Hanedanı dönemlerinde daha önce pek önemli olmayan ipek ülkenin gelir kaynağı haline gelerek uygarlığın önemli simgelerinden biri olmuştur. İpek değerli bir madde olduğu anlaşıldıktan sonra para birimi olarak da kullanılmıştır. Devletin ödemelerinde ve yapılan hizmete karşılık ödül olarak verilen ipek tıpkı altın gibi saklanmış ve gittikçe değer kazanmıştır. Başka ülkelerle Çin arasındaki anlaşmalar ipekle çözüm bulmuştur. O dönemde dünya ticaretinin dolaştığı tek kervan yolu olan "İpek Yolu" da adını taşınan en değerli ticaret malı olan ipekten almıştır. Tırtıldan Kelebeğe İpek böceklerinin yeryüzünde birçok farklı türü ırkı bulunmaktadır. Bazı farklılıklar dışında hepsinde ortak olan dönemler; yumurta dönemi larva dönemi koza örme devresi ve ergin-kelebek dönemidir. Bir Sene Bekleyebilen Yumurtalar İpek böceklerinin bir türü univoltin ırk sadece ilkbaharda yumurtlar ve bu türün verdiği yumurtalar diğer ilkbahara kadar bekler. Başka bir tür bivoltin ırk ise yumurtalar ikinci yumurtlama için beklemeye girmeden 11-12 günlük kuluçka devresi geçirerek yumurtadan çıkarlar. İkinci neslin verdiği yumurtalar ise bekleme dönemine girerek kışı geçirir ve ilkbaharda tekrar canlanırlar. Hindistan Tayland gibi yetiştirildiği bölgelerin sıcak olması nedeniyle multivoltin ırklardan bir yılda 7-8 nesil elde edilebilir. Burada ilk akla gelen soru kuşkusuz bir yumurtanın bir yıl nasıl canlı kalabildiğidir. Tıpkı tohumların toprağa ekilip nem sıcaklık karanlık gibi uygun koşullar sağlandığında filizlenerek bitki ağaç haline gelmesi ve bu ana kadar uykuda olması gibi ipek böceği yumurtaları da bir sonraki ilkbahar mevsimine kadar uykuda kalırlar. Deri Değiştiren Larvalar Yumurtadan çıkan larvalar iklim ve hava şartlarına bağlı olarak süresi değişen larva döneminde 4 defa deri değiştirirler. Larvalar yem yeme safhasında çok iştahlıdırlar ve sürekli taze dut yaprağı yerler. Deri değiştirme uyku safhasının başlangıcında yemek yemeyi keserler ve durgunlaşırlar. Dinlenmek için yer ararlar. İpeğimsi bir madde salgılayarak yapraklar üzerine tutunurlar başlarını yukarı kaldırarak hareketsiz bir şekilde dururlar. Deri değiştiren larvaların vücudu ise büyümüştür. Başları da vücutlarına oranla artık daha büyüktür. Yem yeme safhasında parlak ve gergin olan deri deri değiştirme sonrası gevşer buruşur ve solgunlaşır. 9-10 günlük bir ipek böceği hemen hemen yumurtadan çıkış ağırlığının katına ulaşmıştır. Üstelik bu gelişme 20-25 gün gibi kısa bir süre içerisinde oluşmuştur. Böcek erginleştiğinde genellikle 7. ila 9. günlerde yem yemeyi keser, başını yukarı kaldırarak sallamaya ve oldukça nemli bir sıvı salgılamaya başlar. Göğüs ve karın bölgesinin yarı şeffaf olması nedeniyle vücudunun hemen hemen %40'ını kaplayacak şekilde genişlemiş olan ipek bezleri deri altında fark edilebilir. Sindirim kanalının boşaldığı ve larvanın kehribar rengini aldığı bu aşamada ipekböcekleri artık koza örmeye hazırdır ve askıya alınmaları için toplanmaları gerekir. Koza Örme Devresi Başlıyor Yumurtadan çıkan ipek böceği tırtılı; önce büyük bir titizlikle seçtiği askı olarak kullanacağı dallardan birine çıkarak kendini aynı iplikle oraya bağlar. Daha sonra salgıladığı ipeğe sarılmaya ve koza örmeye başlar. Multivoltin ırklarda 2-3 gün uni ve bivoltin ırklarda 3-4 gün içerisinde koza örme işlemi biter. İpek böceği ipliğini çıkardığı sürece başını 8 çizer gibi sürekli oynatır kozanın bir bölümünden diğer bölümüne geçerek örme işlemine devam eder. Başı dönmeden ve dengesini hiç kaybetmeden yaptığı bu hareketi 3-4 gün süresince toplam yaklaşık kez tekrarlamaktadır. İpek üretimi sona erdiğinde ve bezler boşaldığı koza örmenin 4. veya 5. gününde krizalit haline dönüşen ipekböceği 8-14 gün süren krizalit devresinde metamorfoza uğrayarak kelebek haline dönüşür. Kelebek alkali yapıdaki salyası yardımıyla kozayı delerek dışarı çıkar. - 1558 Son Güncellenme - 1558 Güncelleme - 1558İpek böceği yetiştiriciliği ülkemizde oldukça fazladır. İpek böceği ülkemizde oldukça fazla yetişir. İpek böceğinin tam olarak nasıl bir canlı olduğunu merak edenler arama motorlarında detaylı bir araştırma yapmaktadırlar. İpek böceğinin nerede yaşadığını ve ne kadar sürede yaşadığının araştırması arama motorlarında trend haline gelmiştir. Peki, ipek böceği nedir? İpek böceği nerede ve ne kadar yaşar? İşte ipek böceği ile ilgili bütün her böceği tırtıllar gibi sürüler halinde yaşayan bir böcek türüdür. İpek böceğinden ham bir şekilde ipek kumaşı da üretilmektedir. İpek böceği yetiştiriciliği ülkemiz coğrafyasında 1500 yıllık bir geçmişe sahiptir. İpek Böceği Nedir? İpek böceği Latince ismi Bombyx Mori olarak bilinen böcek türüdür. İpek böceği kelebek yumurtalara sahip olan bir böcektir. Bu yumurtalarını dut ağacının yapraklarına bırakır. Bu şekilde üç dört gün sonra ölürler. Taze dut yaprakları üzerinde oldukça fazla görülen dut yaprakları larva halinde sık ve tüylü bir şekilde ortaya çıkmaktadır. İpek böceğinin boyları 7 ila 8 metre arasında değişkenlik göstermektedir. Büyüdükçe ve olgunlaştıkça ipek böceğinin renkleri açılır ve aynı zamanda mevcut olan tüyleri de kaybolmaktadır. İpek böceği Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetiştiriciliği teşvik edilen bir böcektir. İpek böcekleri yetiştiriciliği yapmak için belirli şartlara sahip olmak gerekmektedir. Bu konuda devlet tarafından tam destekte verilmektedir. İpek böceği yumuşak tüylü ve tombul vücutlu olan bir böcek türüdür. Daha çok renkleri açık krem rengi şeklindedir. Evcil olarak beslenebilen ipek böcekleri 200 ila 300 kere yumurtlayabilirler. İpek böcekleri kelebeğin tırtıl halidir. Bu böcekler dut yapraklarını yer ve ipek kozası yaparlar. İpek böceği kanatları pullu olan bir böcektir. İpek böcekleri yumurtlama döneminden yaklaşık olarak 3 ve 5 gün içerisinde ölürler. Çengelimsi bir yapıya sahiptirler. İpek Böceği Nerede ve Ne Kadar Yaşar? İpek böceği daha çok dut yapraklarında yaşayan bir böcek türüdür. Aynı zamanda ülkemizde de birçok yerde ipek böceği yetiştiriciliği yaygındır. İpek böceklerinin ortalama ömürleri ise iki ay şeklindedir. Bazı türleri ise daha fazla ya da daha az yaşayabilmektedir. Tam dut mevsimindeyiz. Dut mevsimi kısacıktır, seveni çoktur. Dut deyince önce yapraklarından anlatmaya başlamak gerek. Dut yaprağı da sarmalarda kullanılıyor. Ama dut deyince öncelikle ipek üretimi ile bağlantısına bakmak gerek. Tarihte nerede dut yetişirse orada ipek böcekçiliği var demektir. İpek böceği sadece beyaz dut yaprağı yer. Bunun için bazı ülkelerde dut ağacına ipek ağacı denir. Bunun yanı sıra dut çok önemli bir şeker kaynağı. Dut pekmezinin ve dut kurusunun Anadolu mutfağında önemli bir yeri var, ayrıca kurusunun toz haline getirilmişi şeker alternatifi olarak kullanılıyor. Aylin Öney Tan bu hafta meyvesiyle, yaprağıyla, pekmezi, hatta şekeriyle dut anlatacak. İyi dinlemeler Show notes Aylin Öney Tan bu programda yemekleri, yemek kültürünü tarihiyle ve tariflerle anlatıyor. Aylin Öney Tan mimar, restorasyon uzmanı, yemek kültürü yazarı. 1959 yılı, Ankara doğumlu. ODTÜ’de mimarlık ve restorasyon okudu, İtalya ve İngiltere’de eski eserleri koruma konusunda mesleki uzmanlık eğitimleri aldı, Cezayir’de yaşadı. Uzun yıllar tarihi çevre koruma ve restorasyon projeleri yaptı. Tarih Vakfı için yaptığı Darphane-i Amire restorasyonu sonrası Dünya Bankası Türkiye Kültürel Miras projesi yöneticiliğini üstlendi. Çeşitli AB projelerinde çalıştı. Bu süreçte tutkusu olan yemek kültürü araştırmalarını sürdürdü. 2000 yılında Slow Food ödülü dünya jürisinde yer aldı. Çeşitli gazete ve dergilerde, ayrıca yurt dışında pek çok referans kitapta Türkiye maddeleri yazdı. 2007 yılından itibaren düzenli olarak katıldığı Oxford Sempozyumu çerçevesinde özgün yemek tarihi araştırmalarına verilen Sophie Coe ödülünü kazandı. Dünyanın pek çok yerinde gastronomi konulu sempozyum ve toplantılara katılmayı, pek çok yayına katkıda bulunmayı sürdürüyor. "Güneşin ve Ateşin Tadı Gaziantep Mutfağı" adlı kitabın da yazarı. Acı, Tatlı, Mayhoş her gün NTVRadyo'da. Kaçırdığınız bölümleri bu sayfadaki kayıtlardan ya da Apple, Google, Spotify'da Acı, Tatlı, Mayhoş NTVRadyo hesaplarından istediğiniz zaman, istediğiniz yerde dinleyebilirsiniz. Günlük yemek ve yemek tarihi / kültürü programı Düve Yetiştiriciliği Programının Ana Hedefi Düve yetiştiriciliği programının ana hedefi; düvenin uygun bir yaş ve canlı ağırlıkta buzağılaması ve ilk laktasyonu esnasında yüksek düzeyde; süt üretebilecek vücut büyüklüğü ve vücut kondisyonuna ulaşmasını sağlamaktır. Her şeyden önemlisi, bu hedefe ulaşmanın ekonomik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Birçok yetiştiricinin temel hedefi, yaptığı işten maksimum kar sağlamaktır. Bazı yetiştiriciler bu hedefe ulaşma sürecinde; sadece süt üretimi üzerine odaklanmakta, diğer konuları amaç dışında tutmaktadırlar. Düve yetiştiriciliği de bu konuların başında gelmektedir. İşletmelerin gelecekteki döl verimi ve süt üretim potansiyelini belirlemede önemli rol oynayacak düvelerin; büyüme ve gelişmesi yetiştiriciler tarafından önemsenmemekte; bakım ve beslemesi kolay çağ grubu olarak görülerek kaderlerine terk edilmektedir. Oysa ki; ineğin ilk laktasyon döneminde süt verimi ve üreme konularında göstereceği performans; düve iken büyüme ve gelişmede sağladığı başarı ile doğru orantılıdır. Türkiye şartlarında, üreticilerin işletme karlılıklarını koruyabilmeleri için besleme; üreme ve sürü sağlığı konularını kapsayan bir amaç doğrultusunda hedef tespiti ve planlama yapmalarına ihtiyaç vardır. Türkiye’de yetiştiricilik konusunda yaşanılan en büyük problemlerden başında; düvelerin erken yaş ve düşük canlı ağırlıkta tohumlanarak gebe bırakılmaları gelmektedir. Bu uygulamaya maruz kalan düvelerin cüsse ve vücut kondisyonları; laktasyon dönemlerinde yüksek süt verimini sağlamaya yeterli olmamakta; ve ekonomik ömür süresi kısalarak, iki ve üçüncü laktasyonlarda elden çıkmalarına neden olmaktadır. Bunun yanısıra, buzağı kayıpları artmakta; doğan buzağılar ise damızlık ve besi materyali olarak ekonomik bir şekilde değerlendirilememektedir. Düve Yetiştiriciliği ve Tohumlama Yaşı Türkiye koşulları için bir düve 16-17 aylık yaş, 370-380 kg canlı ağırlık; ve 127-128 cm vücut yüksekliğinde iken ikine tohumlanması gerekmektedir. Her ne kadar 16-17 aylık yaş vurgulanmakta ise de; bir düvenin ilkine tohumlanması konusunda canlı ağırlığı yaşından daha fazla önceliğe sahiptir. Süt ve damızlık üretim amaçlı sürülerin devamlılığı; düvelerin sürü yenileme uygulaması kapsamında sürüye katılmaları ile mümkündür. Bu nedenle düvelerin doğumdan buzağılama dönemine kadar olan süreçteki yaşama güçlerini korumak; yetiştiricilik açısından oldukça kritik bir konudur. Bunu başarabilmek için ilk hedef doğan buzağılardaki kayıp oranını %5’in altında tutmaktır. Buzağı kayıplarının azaltılması amacıyla; öncelikli olarak kurudaki ineklerin bakım ve beslemesine gösterilecek itina ile işe başlamak ve buzağının yaşama ilk başladığı ortamın hijyen ve çevre koşullarının düzeltilmesi; ve doğum sonrası buzağının bakım ve beslemesi ile işi perçinlemek gerekmektedir. Büyüme ve Gelişmenin İzlenmesi Sağılan bir sürü açısından başarının ölçüsü süt üretimi olurken; düve yetiştiriciliği için başarının ölçütü ise, büyüme ve gelişmesidir. İyi bir şekilde yetiştirilmiş bir düvenin gelecekte süt üretimi başta olmak üzere; üretkenlik konusunda sürü içerisinde iyi bir katılımcı olacağı unutulmamalıdır. Son zamanlarda düveler üzerinde yapılan araştırmalar daha çok düvelerde büyüme ve gelişmenin hızı ile ilgilidir. Bu bağlamda, düvenin doğumundan buzağılamasına kadar olan dönemde itinalı bakım ve dengeli bir besleme ile elde edilecek hızlı büyüme sayesinde; düvenin sürüde üretken hale gelmesi için gereken süreyi oldukça azaltacaktır. Güçlü bir besleme programı, etkin bir canlı ağırlık artışının anahtarıdır. Bu amaçla işletmelerde yedirilen kaba yemin besin madde içeriği bilinmelidir. Rasyonun dengeli bir konuma kavuşturulması ve yetiştirilen düvelerde; büyüme ve gelişmenin periyodik kontroller yapılmak suretiyle izlenmesi düve yetiştiriciliği programlarının başarısını arttırmaktadır. Düvelerde büyüme ve gelişmenin periyodik olarak yapılacak vücut ölçümleri ile izlenmesi; düvenin buzağılama döneminde 580-600 kg canlı ağırlık, 137-138 cm vücut yüksekliği ve 3,5 vücut kondisyon puanı hedeflerine ulaşma konusundaki başarıyı arttıracaktır. İlk Laktasyon Düveler buzağılama sonrası ilk laktasyonlarına 550-560 kg canlı ağırlıkla canlı ağırlık düzeyi ilk laktasyonda süt ve döl verimi konusunda işletme sahibine oldukça fazla kolaylıklar sağlayacaktır. Bu nedenle, düvelerin doğumlarından buzağılamasına kadar olan dönemde aylık ortalama 22-23 kg; günlük ortalama 815 gr canlı ağırlık artışı sağlaması gerekmektedir. Bu dönem için ortalama günlük canlı ağırlık artışının 580-590 gr civarında gerçekleşmesi; düvenin 430-435 kg canlı ağırlıkla ilk laktasyonuna başlamasına yol açacaktır. Bu gelişme; ilk laktasyonda düşük süt ve döl verim performansı başta olmak üzere bir çok problemi beraberinde getirmektedir. Türkiye’de damızlık düvenin yetiştiriciye maliyetinin bayağı yüksek olduğu bilinmektedir. Konunun ekonomik boyutunun ne kadar dikkat çekici olduğundan hiç kuşku yoktur. Bu nedenle düvenin büyüme ve gelişmesinin sütten kesimden buzağılamasına kadar olan süreçte; izlenmesi üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konudur. Düve yetiştirme programında en kritik dönem, 3 aylık yaş ile 9-10 aylık yaş arasında olan dönemdir. Bu dönemde beslemede yapılacak hata; hayvanın gelecekteki üretkenliğini önemli ölçüde etkilemektedir. Çünkü, bu dönemde dişi dananın meme bezi gelişimi diğer vücut sistemlerine oranla 3,5 kat daha fazladır. Bu yaş döneminde yüksek enerjili rasyonlarla dişi danaların günlük canlı ağırlık artışının; uzun bir periyod için 770 gr’ın üzerine çıkması halinde gelecekte süt salgılamada rol oynayacak; meme alveol hücrelerinin bulunduğu dokunun gelişiminin gerilemesine, buna karşılık yağ dokusu oluşumu meydana gelecektir. Maksimum 770 Gram Canlı Ağırlık Bu yapıdaki bir meme dokusu gelecekte; ne kadar kaliteli besleme yapılırsa yapılsın, sığırın genetik yapısının sahip olduğu süt veriminin ortaya çıkmasını önemli ölçüde engelleyecektir. Bu nedenle bu dönemde günlük canlı ağırlık artışının 770 gr’ın üzerine çıkması engellenmelidir. Yine bu dönemde, düşük enerjili rasyonlarla besleme halinde meme bezinin gelişimi gecikmekte; bu gelişimde gelecekteki üretimi aynı şekilde olumsuz etkilemektedir. Diğer taraftan; dişi dananın cinsel olgunluğa erişmesi 14 aylık yaşa kadar uzayabilmektedir. Ancak, yukarıda bahsedildiği gibi 3 – 26 aylık yaş dönemi için hedeflenen 815 gr günlük ortalama; 22-23 kg aylık ortalama canlı ağırlık artışını tutturabilmek için; 9-10 aylık yaştan sonraki dönemlerde geçici periyodlar şeklinde uygulanacak güçlü besleme programları ile; hızlı canlı ağırlık artışları sağlamak yeterli olacaktır. Yüksek Enerjili Rasyonlara Dikkat Bir sığırda uzun süreli olarak yüksek enerjili rasyonlarla besleme halinde ilk olarak meme dokusu ve memeye kan sağlayan meme damarlarının iç çeperlerinin yağlanacağı, bunu üreme organlarının iç yüzeyinin izleyeceği unutulmamalıdır. Sayılan bu nedenlerden dolayı, düvelerin 3-26 aylık yaş döneminde büyüme ve gelişmesinin periyodik kontrollerle ölçüm ve tartım tespit edilerek kağıt üzerine dökülmesi gerekmektedir. Bu nedenle, düvenin vücut ağırlığı, iskelet gelişimi, vücut kondisyon puanı ve vücut yüksekliği minimum ayda bir olmak üzere periyodik olarak izlenmesi yetiştirme programında başarıyı arttıracaktır. Yetiştirici bazında hayvanın vücut kondisyonu ve iskelet gelişimi göz kararı 1-5 puan arasında puanlanmalıdır. Bu skala üzerinde 1 puan çok zayıf, 5 puan ise aşırı yağlı demektir. Diğer taraftan bir mezro, ölçüm şeridi yardımı ile hayvanın sağrısının yerden yüksekliği cm ve ön kürekler arkasından göğüs çevresi ölçüsü cm tarih vermek suretiyle kaydedilmelidir. Aylık ölçüm ve gözlem yapmak esas olmakla birlikte, imkansızlıklar halinde, düvelerin ilk ölçümleri 2,5-3 aylık yaşta, ikinci ölçümleri 5-6 aylık yaşta, üçüncü ölçümleri 9-12 aylık yaşta, dördüncü ölçümleri 14-16 aylık yaşta ve beşinci ölçümleri ise 18- 22 aylık yaşta yapılması yeterli olacaktır. Bununla birlikte her ölçüm sonrası not edilen istatistiğin mutlaka incelenmesi gerekmektedir. Eğer gerekli ise ilgili tedbirlerin zamanında alınması gerektiği unutulmamalıdır. Düvelerin Barındırılması Düve yetiştirme programlarında, dinlenme, yemleme ve sürü idare pratikleri açısından kontrol sağlayan yapısal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Sütten kesilen dişi sığırlar gruplar halinde yetiştirilmektedir. Gruptaki hayvan sayısını belirleyen en önemli kıstas, yemleme alanı ve barınak hacmidir. 2,5 aylık yaştaki dişi buzağılar her bir grupta 4-8 baş sığır olacak şekilde yapılmalıdır. Dişi sığır başına 30 cm yemlik boşluğu hesaplanmalıdır. 6-11 aylık yaşlar arasında, her bir grupta 10 ile 20 baş arasında sığır bulunmalıdır. Sığır başına 2,6 m2 yataklık, 3,7 m2 gezinti alanı ve 35 cm yemlik boşluğu hesaplanmalıdır. Bu dönemde, dişi danaların idare ve beslemesinde başarıyı arttırmak açısından dişi danalar arasındaki canlı ağırlık farkının maksimum 70-90 kg arasında olması gerekmektedir. 12-15 aylık yaşlar arasında, düvelerin gruplar halinde yetiştirilmesi özellikle kızgınlık tespitinin kolaylığı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu dönemde yine idare ve besleme uygulamalarının kolaylığı açısından düvelerin canlı ağırlıkları arasındaki maksimum fark ortalama 130 kg civarında olmalıdır. Bu yaşlar arasında oluşturulacak gruplarda düve başına 3 m2 yataklık alanı, 4,2 m2 gezinti alanı ve 46 cm yemlik boşluğu düşünülmelidir. 16-26 aylık yaşlar arasında, düvelerin birçoğu gebe kalacağı için büyüme ve gelişmelerinde yavaşlamalar meydana gelecektir. Bu dönemde sık sık ölçüm ve gözlemler yapılarak, zamanında tedbirler alınmalıdır. Bu yaşlarda oluşturulan gruplarda düve başına 3,7 m2 yataklık alanı, 4,7 m2 gezinti alanı ve 46 cm yemlik boşluğu hesaplanmalıdır. Unutulmamalı ki; “Ölçmez isek yönetemeyiz !” İpek Böcekçiliği ve Dut Bahçesi Tesisleri Projesi . İpek Böcekçiliği ve Dut Bahçesi Tesisleri Projesi İpek Böceği Yetiştiriciliği Dut Bahçesi Tesisi Kurulumu Nasıl Yapılır? Yaş Koza Üretimi Aşamaları İpek Böcekçiliği Besleme Evi İçin Alan Hesaplaması İpek böceği besleme evi ve dut bahçesi tesisi proje rehberi 2020 isimli yazımızda devlet tarafından %100 hibenin verileceği ipekböceği yetiştiriciliği projelerinden bahsedeceğiz. Arıcılık, ipekböcekçiliği, kaz ve hindi yetiştirme adına işletme projesi olan kişilerin yaptığı maddi yatırımlara ilişkin resmi kanunlarla belirlenen maddelerle bu işleri yapanlara hibe desteği verileceği belirtilmiştir. İpekböcekçiliği ile ilgilenen gerçek ya da kamu tüzel kişilerine özel ipekböceklerine özel dut bahçesinin kurulumu, ipekböceği için yaşam alanının oluşturulması, bu tesislerde kullanılacak olan makine ve diğer araç gereçlerin alım masrafları için %100 hibe desteği verileceği açıklanmıştır. İpekböcekçiliğinin dışında hindi ve kazların ticareti ile uğraşan kişiler için 1000 damızlık kazı bulunan 500 adet ticari amaçlarla kullanacağı kazı olan ya da 1000 adet ticari hindi üzerine yapılacak olan yatırımlarda ise devlet tarafından %75 hibe verilecektir. İpek Böceği Yetiştiriciliği İpek böceği besleme evi ve dut bahçesi tesisi proje rehberi 2020 kapsamında ipek böceğinin temellerinin atıldığı yaş koza üretimi için yüksek verimlilik sağlayan, salgın hastalıklara karşı dayanıklılık sağlayabilen polihibrid çok hücreli tohumların üretimi özel ipekböcekçiliği tesislerinde yapılmaktadır. Türkiye coğrafya bakımından elinde bulundurduğu türler sayesinde kendi ipekböcekçiliği üretimini kendisi karşılayabilmektedir. İpekböceği üretimi senede 2 defa ve ilkbahar sonbahar dönemlerinde yapılmaktadır. İpekböceğinin kuluçka dönemi iklimden dolayı ege ve akdeniz bölgelerinde sıcaklık yüksek olduğu için nisan ayında diğer bölgelerde mayıs ayında gerçekleşmektedir. İpekböceğinin hayatta kalabilmesi için tek ihtiyaç duyduğu şey dut yaprağıdır. Bir kutu içerisinde bulunan yaklaşık 20 bin yumurta ipekböceği için 500-600 kg dut yaprağı gerekmektedir. Hayvancılık Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre 2019 senesi 5890 kutu ipekböceği için 90 ton yaş koza üretildiği görülmektedir. Dut Bahçesi Tesisi Kurulumu Nasıl Yapılır? İpekböceklerine özel olarak yapılan dut bahçesinin kapama bahçe ya da bağ bahçeleri olarak iki türde bahçe tasarımı yapılabilmektedir. İpekböcekçiliğine en uyumlu olan bahçe ise sadece dut ağaçlarının bulunduğu kapama türü bahçelerdir. Çünkü yapılan işler bakımından dut yapraklarının toplanması ve bakım işlemleri daha pratik şekilde yapılır. Yaprakların daha kolay toplanabilmesi adına dut ağaçları belirli bir plana göre dikilir. Her sene ilkbahar ayı geldiğinde kafalama tekniği kullanılarak dutlar kesilmektedir. Dutlar çok geniş yapraklara sahip olmadığı için ekim işlemi sık sık yapılır böylece yaprağın daha verimli şartlarda büyümesi sağlanır. Kapama türündeki bahçelere bakıldığında 3-3,5 metre boşluk bırakılarak üst boşluk ise metrelik aralıklarla dikim işlemleri gerçekleştirilir. Fidan miktarları ise şöyledir Alan metrekare cinsinden hesaplanır ve sıralar arası mesafe 3-3,5 metre ile sıra üstü mesafesinin 1, metre çarpımına bölünerek gereken fidan miktarı belirlenir. Örneğin 3 metreye 1,5 metre ölçümüz ve 1000 metrekare alana sahibiz. Buna göre gereken fidan miktarı 1000/3*1,5 işleminden 222 olarak bulunmaktadır. Farklı fidan dikim yöntemlerine göre istenilen miktara uygun olan formül uygulanarak tesiste dikim işi gerçekleştirilir. İpek Böcekçiliği ve Dut Bahçesi Tesisleri Projesi Yaş Koza Üretimi Aşamaları Türkiye’de 2 kere yapılan ipekböcekçiliği daha verimli olduğu için ilkbahar ayında besleme işlemi yapılabilmektedir. Tohum şeklinde tam kutu içinde adet olacak şekilde satışı yapılmaktadır. Hayvancılık ve Tarım Bakanlığı tarafından ipekböceği yetiştirilmesine teşvik amacıyla tohumu üreten kuruma ücretsiz hibe destekleri sağlanmaktadır. Üreticiler 1 ay ipekböceğini yaş kozada besler ve 10 gün koza örmesi için bekler. Bu 40 gün bitiminde kozabirlik kurumuna teslim eder. 1 kutusunda yaklaşık 44 kg ürün çıkan ipekböceğinin Türkiye’deki ortalaması 35 kilodur. İpek Böcekçiliği ve Dut Bahçesi Tesisleri Projesi İpek Böcekçiliği Besleme Evi İçin Alan Hesaplaması İpekböceklerinin besleme evleri 22-28 derecelik özel alanlarda ısıtılıp havalandırılacak şekilde tasarlanmalıdır. İpekböceği beslemesi için 5 yıllık plan aşağıda gösterilmiştir İlk yaş 1,5 metrekareİkinci yaş 3 metrekareÜçüncü yaş 6 metrekare Dördüncü yaş 12 metrekareBeşinci yaş 25 metrekarelik alanlarda besleme işlemleri yapılmaktadır. 1 kutu ipekböceği için 25 metrekare alan gerektiğinden bahsetmiştik. 1,65 boyunda 2 tane 3 katlı raf inşası yapılmalı Rafların boyutu 1,10 ila 2 m olmalıdır. İpekBöceği Yetiştiriciliği İçin Toplam Maliyet Hesaplaması Fidan almak için gereken masraf fidanların dikilme masrafları için raf maliyeti ₺İpekböceği Evi için gereken masraf gereç masrafları Buna göre ipek böceği besleme evi ve dut bahçesi tesisi proje rehberi 2020 için gereken tüm masraflar toplamı olarak hesaplanmaktadır. İpek Böcekçiliği ve Dut Bahçesi Tesisleri Projesi Evraklar

ipek böceği için dut ağacı