ingilizcede tensler nasıl ayırt edilir

Permakültürünamacı bitki, hayvan ve insanları doğa içerisinde bir araya getirerek bakımı kolay, istikrarlı ve kendi kendine yeten üretim sahaları oluşturmak. Permakültür, tanım olarak İngilizce permanent (kalıcı) ve agriculture (tarım) kelimelerinin birleşmesinden oluşuyor. 1970'lerde Avustralyalı Bill Mollison ve David Tekstildekullanılan uzunluk ve ağırlık dönüşümleri bu birimler birbirine nasıl çevrilir: 1 libre = 453,59237 gram. 1 hank = 840 yarda = 768 metre. Diğer yaygın ölçü birimlerini ve eşitlik olarak büyüklüklerini de şu şekilde sıralayabiliriz: 1 inch = 2,54 cm, 1 yarda = 91,44 cm, 1 ons = 28,3495231 gram, 1 yarda = 36 inch, İngilizceTensler Tablosu ve Detaylı Açıklama Linkleri. İstediğiniz İngilizce tensin üzerine tıklayarak detaylı konu anlatımı sayfasına gidebilirsiniz. Simple present tense. İngilizce Geniş Zaman . I drink tea every day. Ben hergün çay içerim. Present continuous tense. İngilizce Şimdiki Zaman I am drinking tea now. Renkleri desenleri ve uzunluklarıyla ilgili konuşulur. • Çocuklarla eşleştirme ile ilgili sohbet edilir. • Çocukların tüm çorapları eşleştirmelerine fırsat tanınır. Eşleştirilen çoraplar tekrar sepetin içine koyulur. • Çocuklara çorap şablonu çizilmiş A4 kâğıtlar verilerek desen çizmelerine rehberlik edilir. ÖnMuhasebe. Programı. e-Arşiv ve e-Faturalarınızı webden, cepten veya tabletten kesebilir, müşterilerinize WhatsApp veya e-Posta ile paylaşabilirsiniz. Faturaport ile müşterilerinizin Ön Muhasebe işlemlerini, cari hesaplarını, borç ve alacaklarını takip edebilir, müşterilerinize WhatsApp veya e-Posta ile cari hesap ekstresi Site De Rencontre Handicap 100 Gratuit. Ingilizce Fiil Zamanlari 1 BASIT ZAMANLAR Simple Present TenseIt rains in watch football visit my uncle all the konu Tense Agreement Simple present tens, Turkcedeki genis zamana tekabul eder. Genelde yapilan islerin, surekli olan olaylarin, aliskanliklarin ifade edildigi icin simple present tens konu anlatimi. BE Pozitif BE Negatif BE Sorular BE Karisik WH Sorulari Simple Past Tens It rained yesterday. I watched football last night. I visited my uncle last year. Simple Future TensIt will rain will watch football will visit my uncle basit zamanlar alistirmalari 2 PROGRESSIVE TENSLER Present Continuous TenseHe is sleeping right now. Past Continuous TensBen vardigimda o uyuyordu. Future Progressive Tens He will be sleeping when we arrive. Biz oraya gitmeden once o uykuya dalmis olacak. Biz vardigimda hala uyuyor olacak ve uykusu buyuk ihtimalle devam edecek en azindan bir sureligine Future Continuous Tens Konu Anlatimi3 PERFECT VERB TENSLERI Present Perfect TensI have already eaten. Past Perfect Tens I had already eaten when they arrived. Future Perfect Tens I will already have eaten when they Zamanlar Karisik Alistirmalar 4 PERFECT PROGRESSIVE ZAMANLAR Present Perfect Progressive Tense I have been studying for two hours. Past Perfect Progressive Tens I had been studying for two hours before my friends came. Future Perfect Progressive Tens I will have been studying for two hours by the time you arrive.  ↑▲▲▲▲▲▲▲↑ İngilizcede toplam 12 zaman vardır. 6 tanesi Simple Basit 6 tanesi Perfect Bitmiş şeklindedir. Simple Tenses Basit Zamanlar Basit zamanlar Geniş, Geçmiş ve Gelecek olmak üzere üç ana gruptur. Bu üç ana grubun “continuous” süreklilik bildiren versiyonları da vardır. Bu yüzden toplamda 6 tanedir. 1. Simple Present Basit Geniş 2. Simple Present Continuous Basit Geniş Zamanda Süreklilik 3. Simple Past Basit Geçmiş Zaman 4. Simple Past Continuous Basit Geçmişte Süreklilik 5. Simple Future Basit Gelecek 6. Simple Future Continuous Basit Gelecekte Süreklilik Perfect Tenses Bitmiş Zamanlar Bitmiş zamanlar; genişte bitmiş, geçmişte bitmiş ve gelecekte bitmiş olmak üzere üç çeşittir. Bu üç çeşitin aynı zamanda “continious” süreklilik bildiren versiyonları da vardır. Toplamda 6 tanedir. 1. Present Perfect Genişte Bitmiş 2. Present Perfect Continuous Bitmiş Geniş Zamanda Süreklilik 3. Past Perfect Geçmişte Bitmiş 4. Past Perfect Continuous Bitmiş Geçmişte Süreklilik 5. Future Perfect Gelecekte Bitmiş 6. Future Perfect Continuous Bitmiş Gelecekte Süreklilik İngilizcede kaç zaman var 1. Simple Present Basit Geniş Kullanımı – Hemen her gün yapılan işler, alışkanlıklar – Yapılacağı neredeyse kesin ama zamanı kesin olmayan ifadeler – Geçmişte yapılmış, şu an yapılmakta olan ve gelecekte de yapılması muhtemel işler, oluşlar Örnekler; I like to drive. Araba sürmeyi severim. I drink tea. Çay içerim. A brand new day, brings us a whole new change. Yepyeni bir gün, bize yepyeni bir şans getirir. Birds sing out and flowers bloom. Kuşlar şarkı söyler ve çiçekler açar. 2. Simple Present Continuous Basit Geniş Zamanda Süreklilik Şu an yapılmakta olan bir eylemi ya da oluşu ifade etmek için kullanılır. We are going home right now. Şu an eve gidiyoruz. She is working very well to pass her exam. O, sınavı geçmek için oldukça iyi çalışıyor. 3. Simple Past Basit Geçmiş Zaman Geçmiş zamanda yapılmış olan bir fiili ifade etmek için kullanılır. We used to talk until the first lights of the morning. Sabahın ilk ışıklarına kadar konuşurduk. I tried to explain but nobody understood me. Açıklamaya çalıştım ancak kimse beni anlamadı. 4. Simple Past Continuous Basit Geçmişte Süreklilik Geçmişte yapılmış olan bir şeyin sürekliliğini ifade etmek için bu zaman dilimi kullanılır. Örnekler; She was driving the car so carefully. Arabayı oldukça dikkatli sürüyordu. I was preparing for Maria’s birth day party. Maria’nın doğum günü partisi için hazırlık yapıyordum. 5. Simple Future Basit Gelecek Gelecekte herhangi bir zaman diliminde yapılacak olan bir fiili ya da oluşu ifade etmek için kullanılır. Örnekler; You will learn the truth if you listen to me.Eğer beni dinlersen, gerçeği öğreneceksin. She will try to pass the Spanish exam again. O, tekrar İspanyolca sınavını geçmeyece çalışacak. I am going to find your lost book. Senin kayıp kitabını bulacağım. They are about to arrive in İzmir. Onlar İzmir’e varmak üzeredir. 6. Simple Future Continuous Basit Gelecekte Süreklilik Gelecekte yapılacak ya da olacak bir eylemin sürekliliğini ifade etmek için kullanılan İngilizce zamanlardan birisidir. Örnekler; She will be going to office. O, ofise gidiyor olacaktır. I’ll be talking to her. Onunla konuşuyor olacağım. While you are sleeping, a brand new day will be starting. Sen uyuyorken, yeni bir gün başlıyor olacak. 7. Perfect Present Genişte Bitmiş I have cleaned my room. Odamı temizledim. Nobody has understood me. Kimse beni anlamadı. We have used to play games. Oyunlar oynardık. 2. Perfect Present Continuous Bitmiş Geniş Zamanda Süreklilik I have been reading my Spanish gramar book. İspanyolca dilbilgisi kitabımı okumaktayım. She has been going to the concert of her favorite singer. O, en sevdiği şarkıcının konserine gitmekte. 3. Perfect Past Geçmişte Bitmiş We had traveled to Mars together. Mars’a birlikte seyahat etmiştik. After we listened to her, we realized that nothing was going well. Biz onu dinledikten sonra hiçbirşeyin yolunda gitmediğini anlamıştık. 4. Perfect Past Continuous Bitmiş Geçmişte Süreklilik As they tried to prepare for the exam, the exam day has been approaching day by day. Onlar sınava hazırlanmaya çalıştıkları sırada, sınav günü günden güne yaklaşmaktaydı. 5. Perfect Future Gelecekte Bitmiş I will have had lunch. Öğle yemeği yemiş olacağım. She will have learned English. O, İngilizce öğrenmiş olacaktır. 6. Perfect Future Continuous Bitmiş Gelecekte Süreklilik She will have been sleeping. O uyuyor olacak. Basit Zamanlar ile Bitmiş Zamanlar arasındaki temel fark; Basit Zamanlarda “eylemin zamanı”, Bitmiş Zamanlarda “eylemin etkisi” vurgulanır. Sonuç; İngilizcede kaç zaman var sorusunun cevabı 12’dir. İngilizce zamanlar konusunu net bir şekilde anlamak önemlidir çünkü eğer zamanları bilmezsek fiilleri çekimleyemeyiz ve fiilleri çekimleyemezsek İngilizce cümleler kuramayız. Ben bu konuda İngilizce tensler konusunu olabildiğince açık ve net bir şekilde anlaşılır bir şekilde el almaya çalıştım. Bence tenses konusunun daha kolay anlaşılabilmesi için “gruplandırma yapmak” çok önemlidir. İngilizce zamanlar gruplandırma yapıldığında fark edilir ki aslında çok da karmaşık ya da zor değildir. Bu nedenden dolayı bu yazıda ben sizlere zamanları gruplandırarak ifade ettim. İngilizce zamanlar önce iki ana gruba, sonra da kendi içerisinde üçer gruplara ayrılmaktadır. Her bir zaman dilimi arasındaki temel farkı bilmeniz yeterlidir. En önemli kavram karmaşası ise basit zamanlar ile bitmiş zamanlar arasındaki farkta yaşanmaktadır. Bu farkı şöyle ifade edebiliriz; bir eylemin yapılma zamanı eğer önemliyse ya da vurgulanmak isteniliyorsa o eylemi basit zaman ile ifade ederiz ancak eylemin yapılma zamanı değilde etkisi daha önemliyse bu durumda perfect yani bitmiş zaman kullanmak daha doğru olacaktır. Umarım sizlere İngilizcede kaç zaman var konusunda yardımcı olabilmişimdir. İngilizce haberleri ilk sayfaArama Sonuçları POLİTİKA2435 Gün 8 Saat 29 dk. önce yayınlandı POLİTİKA2441 Gün 16 Saat 29 dk. önce yayınlandı SPOR2441 Gün 19 Saat 55 dk. önce yayınlandı GENEL2442 Gün 21 Saat 22 dk. önce yayınlandı EĞİTİM2449 Gün 19 Saat 52 dk. önce yayınlandı SPOR2449 Gün 21 Saat 59 dk. önce yayınlandı KÜLTÜR-SANAT2450 Gün 16 Saat 26 dk. önce yayınlandı ASAYİŞ2451 Gün 15 Saat 41 dk. önce yayınlandı ASAYİŞ2451 Gün 20 Saat 58 dk. önce yayınlandı GENEL2482 Gün 21 Saat 59 dk. önce yayınlandı İngilizcede zamanlar bazen insanın kafasını karıştırıyor. Ana zamanlar dışındaki zamanlarda fiilin kaçıncı halinin kullanılacağı, yardımcı fiillerin ne olması gerektiği, soru cümlelerinde fiilin değişip değişmediği hep karıştırılan konulardır. Bugünkü yazımızda özet bir tabloda aynı fiil üzerinden tüm zamanları formüller halinde ve örneklerle vereceğiz. Bundan sonra tensleri ayırt etmekte zorlanmayacağınızı umuyoruz..İngilizce zamanlar konusunda daha fazla bilgi almak için hemen tıklayın İngilizce ZamanlarSimple Present Tense Geniş zamanSubject + + V1 + ObjectÖzne + Yüklem + TümleçI study English İngilizce çalışırımYou-we-they study English İngilizce çalışırsınız-çalışırız-çalışırlarHe-she studies English İngilizce çalışırÜçüncü tekil şahıslarda fiil –s, -es, ies takısı ve olumsuz cümlelerde kullanılan yardımcı fiil do ve does dır. Fiil 3. tekil şahıslarda mastar you study English? İngilizce çalışır mısın?Does he study English? İngilizce çalışır mı?Present Continuous Tense Şimdiki zamanSubject + Be am/is/are + Verbe + ing + ObjectÖzne + am/ is+ are + Yüklem + ing + TümleçI’m studying English İngilizce çalışıyorumYou-we-they are studying English İngilizce çalışıyorsunuz-çalışıyoruz-çalışıyorlarHe-she is studying English İngilizce çalışıyorSoru ve olumsuz cümlelerde yardımcı fiil nasıl başa gelir veya olumsuz yapılır?Are you studying English? İngilizce çalışıyor musun?We are not studying English İngilizce çalışmıyoruzSimple Past Tense Di’li geçmiş zamanSubject + V2 + ObjectÖzne + Yüklem + TümleçI studied English İngilizce çalıştımDiğer öznelerde de fiil aynı ve soru cümlelerinin yardımcı fiili did dir. Fiil mastar you study English? İngilizce çalıştın mı?We didn’t study English İngilizce çalışmadıkSimple Future Tense Gelecek zamanSubject + V1 + Will + ObjectÖzne + Yüklem + Will + TümleçI will study English İngilizce çalışacağımDiğer öznelerde de fiil aynı ve soru cümlelerinde yardımcı fiil olumsuz yapılır veya başa will not won’t study English İngilizce çalışmayacağımWill you study English İngilizce çalışacak mısın?Past Continuous Tense Subject + was/were + V1 + ing + ObjectPast Perfect Tense Subject + Had + V3 + ObjectPast Perfect Continuous Tense Subject + Had been + V1 + ing + ObjectPresent Continuous Tense Subject + Be + V1 + ing + ObjectPresent Perfect Tense Subject + has-have + V3 + ObjectPresent Perfect Continuous Tense Subject + has been + V1 + ing + ObjectFuture Continuous Tense Subject + Will be + V1 + ing + ObjectFuture Perfect Tense Subject + Will + have + V3 + ObjectFuture Perfect ContinuousTense Subject + Will + have been + V + ing + Object link to Türkiye 4 Köşe Nedir?Türkiye 4 Köşe Nedir?Türkiye 4 Köşe projesi kapsamında Konuşarak Öğren olarak geleceğimizi inşa eden genç neslimize karşı sorumluluk bilinciyle işe koyulduk ve Türkiye’nin dört bir yanındaki genç... link to 4. Sınıf Ünite 6 Fun with Science İngilizce Testleri ve Çözümleri İngilizce'de iki fiil peşpeşe geldiği zaman çoğunlukla ya iki fiil arasına to gelir veya ikinci fiile -ing eklenir. Bazı fiillerin peşinden gelen fiillere ise -ing eklenmez ve ikisi arasına to da eklenmez. Bir fiilden sonra gelen fiilden önce to gelirse buna "infinitive with to", gelmezse "infinitive without to" denir. Eğer fiilden sonra gelen fiile -ing eklenirse buna da "gerund" denir. ► Verbs followed by an infinitive with “to” İlk olarak kendilerinden sonra to alan fiilleri görelim. Bu fiillerin sayısı çoktur, ancak aşağıda İngilizce'de en çok kullanılanlar belirtilmiştir. to afford parası yetmek to appear görünmek to attempt teşebbüs etmek to claim iddia etmek to demand talep etmek to determine karar vermek to fail başarısız olmak to happen olmak to hesitate tereddüt etmek to hope ümit etmek to manage başarmak to offer teklif etmek to pretend … gibi davranmak to promise söz vermek to refuse reddetmek to seek aramak to seem görünmek to threaten tehdit etmek Examples; - He appears to have a lot of money. Çok parası olduğu anlaşılıyor. - They failed to finish the work on time. İşi zamanında bitirmeyi başaramadılar. - He threatened to kill me. Beni öldürmekle tehdit etti. - I refused to talk to him. Onunla konuşmayı reddettim. ► Verbs followed by an infinitive with “to” or a “question word” + an infinitive with “to Bazı fiiller ise kendilerinden sonra "to'lu infinitive" alabildikleri gibi "bir soru kelimesi + to lu infinitive" de alabilirler. Bu fiillerin en çok kullanılanları şunlardır to agree kabul etmek to ask sormak to arrange düzenlemek to decide karar vermek to know bilmek to learn öğrenmek to plan planlamak Examples; - He decided where to stay. Nerede kalacağına karar verdi. - They plan to go to New York. New York'a gitmeyi planlıyorlar. - They planned what to do. Ne yapacaklarını planladılar. ► Verbs followed by an infinitive with “to” ar a that clause Bazı fiiller ise önce bir isim daha sonra ise "to'lu infinitive" veya that'li bir cümlecik alırlar. to cause sebep olmak to declare ilan etmek to command emretmek to compel zorlamak to enable mümkün kılmak to encourage teşvik etmek to force zorlamak to get yaptırmak to instruct öğretmek to oblige mecbur etmek to order emretmek to persuade ikna etmek to remind hatırlatmak to teach öğretmek to tell söylemek to warn uyarmak Examples; - He commanded the soldiers to fire. Askerlere ateş etmelerini emretti. - They obliged him to resign. Onu istifa etmesi için zorladılar. - She persuaded him to sell his car. Onu arabasını satması için ikna etti - I told Ali to turn on the lights. Ali'ye ışıkları söndürmesini söyledim. - They declared that he was innocent. Onun suçsuz olduğunu ilan ettiler. - He warned me that he would rent the house. Beni evi kiraya vereceğine dair uyardı. - I persuaded them that the change was necessary. Onları değişikliğin gerekli olduğuna ikna ettim. - She told me that she would resign. Bana istifa edeceğini söyledi. ► Infinitive of purpose "to'lu infinitive" to do maksat, gaye bildirmek için kullanılar ve "için" anlamına gelir. - I went to the market to buy some food. Biraz yiyecek satın almak için pazara gittim. Burada "to buy" "satın almak için" anlamına gelir. Bu cümlelerde için anlamını vermek için sadece to yerine in order to veya so as to da kullanılabilir. - He left his job in order to look after his mother. Annesine bakmak için işinden ayrıldı. - He left his job so as to look after his mother. Annesine bakmak için işinden ayrıldı. ► Verbs followed by an infinitive with to or a gerund Bazı fiillerden sonra ise hem gerund doing hem de infinitive to do gelebilir. Bu fiillerden bazılarının ardından doing veya to do gelmesi anlamı değiştirmez, bazılarında ise anlamı değiştirir. Şimdi bu fiilleri tek tek görüp örnekler verelim. STOP Bırakmak, vazgeçmek, kesmek manalarında olduğu zaman kendisinden sonra gelen fiil -ing takısı alır. - My father is a heavy smoker. Babam çok sigara içen birisidir. - He can't stop smoking. Sigara içmeyi bırakamaz. - Stop laughing. Gülmeyi kes. Bu fiil "durmak" manasında kullanılınca to'lu fiil gelir. - We stopped to have something to drink and eat. Bir şeyler yemek içmek için durduk. TRY Denemek manasında olunca kendisinden sonra gelen fiil -ing alır. - You can't start this car like this. Why don't you try pushing? Bu arabayı böyle çalıştıramazsın. Niçin itmeyi denemiyorsun? Bu fiil uğraşmak, çabalamak manasında olunca peşinden to'lu fiil gelir. - They are trying to push the car to start. Arabayı çalıştırmak için etmeye uğraşıyorlar. GO ON Yarım kalan birşeyi yapmaya devam etmek manasında kullanılınca peşinden gelen fiil gerund olur. - They went on reading about birds. Kuşlar hakkında okumaya devam ettiler. O zaten kuşlar hakkında kitap okuyordu ve yine aynı mevzuya devam etti. - They went on to read about birds. Okumalarına kuşlar konusuyla devam ettiler. Zaten okuyordular şimdi de kuşlar konusuna geçtiler. REMEMBER Hatırlamak manasında kullanılınca gerund gelir. - I remember sleeping in this room twenty years ago. Yirmi yıl önce bu odada uyuduğumu hatırlıyorum. Akılda tutmak, akla gelmek manasında kullanılınca "to'lu fiil" gelir. - I remembered to tell him about it only when I saw him. Ona o mevzudan bahsetmek onu görünce aklıma geldi. FORGET Yapılmış olan bir şey unutulduğu zaman gerund kullanılır. - How honest you are! I have forgetten giving you some money. Ne kadar dürüstsün! Sana para verdiğimi unutmuşum. Yapılacak olan birşey unutulduğu zaman to'lu infinitive gelir. - I have forgetten to give him some money. Ona para vermeyi unuttum, para verilmedi. REGRET Pişman olmak manasında kullanılınca kendisini gerund takip eder. - I regret laughing at the lame boy when he fell to the ground. Topal çocuğa yere düştüğü zaman güldüğüme pişmanım. Özellikle kötü haber verirken, teessüf etmek, üzüntü duymak, eseflenmek manalarında kullanılınca peşinden infinitive gelir. - We regret to inform you that your cad died. Üzülerek bilgi vermek durumundayız ki kediniz öldü. AFRAID Sadece korkma duygusunu ifade etme durumlarında of ve gerund gelir. - He was afraid of riding horses when he was a child. Çocukken ata binmekten korkardı. Ata binmekten korkuyor, fakat biz onun kesinlikle ata binmediği manasını çıkartamıyoruz. Korkudan dolayı bir şey yapılamıyorsa bu durumlar infinitive ile anlatılır. - He was afraid to ride horses when he was a child. Çocukken ata binmekten korkardı. Ve binmezdi. AGREE Birisinin bir şey yapmasına rıza göstermek manasında olunca gerund gelir. Bu daha çok agree to yapısıdır. - The teacher agreed to my listening to him. Öğretmen benim kendisini dinlememe rıza gösterdi. Bir şey yapmayı kabul etmek manasında kullanılınca kendisinden sonra to infinitive gelir. - I think he will agree to study with me tomorrow. Sanırım yarın benimle ders çalışmayı kabul edecek. MEAN Demek manasında kullanılınca gerund kullanılır. Cümlenin öznesi insan olamaz. - The new Prime Minister is determined to end the anarchy and smuggling. Perhaps it will mean getting exhausted or getting killed by outlaws. But he seems fearless. Yeni başbakan anarşi ve kaçakçılığa son vermeye kararlı. Belki o yıpranmak ya da öldürülmek demek olacak. Fakat o korkusuz görünüyor. Kastetmek, demek istemek, anlamına gelmek, niyetinde olmak manalarında kullanılıncaa to'lu infinitive kullanılır. - He means to earn as much money as he could buy a house before he returns. Dönmeden evvel ev alacak parayı biriktirmek niyetinde. PROPOSE Önermek manasında kullanılınca gerund kullanılır. - The nughty boy proposed playing till morning. Yaramaz çocuk sabaha kadar oynamayı önerdi. Niyetinde olmak, niyet taşımak manasında olunca to infinitive kullanılır. - The children proposed to play till morning. Sabaha kadar oynama niyetindeydi çocuklar. LOVE, LIKE, HATE, PREFER Tek başlarına kullanıldıkları zaman gerund takip eder. - The students love talking to their teachers. Çocuklar öğretmenleriyle konuşmayı severler. - Do you like eating dessert? Tatlı yemekten hoşlanır mısın? - I hate waiting at dinner table. Yemek masasında beklemekten nefret ederim. - Boys prefer playing with guns. Erkek çocuklar silahlarla oynamayı tercih ederler. Would ile kullanıldıklarında infinitive kullanılır. would / like / love /prefer / hate - The students would love/like to talk to their teachers. Öğretmenler öğrencileriyle konuşmayı severler. - I'd hate to wait at dinner table. Yemek masasında beklemek hoşuma gitmiyor. - I'd prefer to stay here. Burada kalmayı tercih ederim. LIKE Doğru bulmak manasında kullanıldığı zaman to infinitive ile, hoşlanmak, sevmek manalarında kullanıldığı zaman gerund ile kullanılır. - Our neighbour's wife likes to see the doctor once a month. Komşumuzun karısı ayda bir doktora gitmeyi doğru bulur. - I don't like to climb mountains. Dağlara tırmanmayı uygun görmüyorum. CARE Umursamak, kafasına takmak, endişe etmek gibi manalarda kullanıldığı zaman gerund ile kullanılır. - If you promise to help me sir, I don't care going to prison. Bana yardım etmeye söz verirseniz bayım, hapse gitmek umurumda bile değil. Meyli olmak, pek sevmek, özel ilgi duymak manalarında olunca infinitive ile kullanılır. - Children today don't care to play outside. They would care to play computer games. Bugünün çocukları dışarıda oynamayı sevmiyor, bilgisayar oyunu oynamak istiyorlar. ADVISE, RECOMMEND, ALLOW, PERMIT İlgili şahıslardan bahsedilmezse gerund kullanılır. - They advised giving up the work. İşi bırakmayı tavsiye ettiler. - The rules don't allow the workers to sleep during the working hours. Kurallar işçilerin çalışma saatleri esnasında uyumalarına müsaade etmez. BEGIN, START, CONTINUE, CEASE Hem gerund ve hem de to infinitive ile kulanılabilirler. - I began to study at noon. Ders çalışmaya öğlende başladım. started studying - The workers continued to work. İşçiler çalışmaya devam ettiler. working - People never cease to worry about themselves. İnsanlar kendileri hakkında endişelenmeyi hiç bırakmazlar. worrying ATTEMPT, INTEND Bu fiil hem gerund ve hem de infinitive ile kullanılabilirler. - I'll attempt to finish it today. Bugün onu bitirmeye teşebbüs edeceğim. finishing - I intend to finish it today. Bugün onu bitirme niyetindeydim. finishing ► Verbs followed by an infinitive without to Make ve let fiilleri ise kendilerinden sonra gelen fiillere ne "-ing" ne de "to" aldırırlar. Gelen fiil yalın halde bulunur. - The boy made us laugh. Çocuk bizi güldürdü. - I can't make my son eat anything. Oğluma hiçbir şey yediremiyorum. - The woman made her daughter wash the dishes. Kadın kızına bulaşıkları yıkattı. - The man didn't let his son go out. Adam oğlunun dışarı çıkmasına izin vermedi. - Please let me stay here. Lütfen burada kalmama izin verin. - They never let me speak. Benim konuşmama hiç izin vermezler. ► Verbs followed by a gerund or an infinitive without do Hear, watch, feel, notice ve see fiillerden sonra bir nesne geldiği zaman daha sonra gelen fiil ise ya yalın halde hiçbir ek almadan gelir veya -ing eki alır. Eğer fiilin tamamını duyar, seyreder, hisseder, farkeder veya görürsek gelen fiil yalın halde hiçbir ek almadan gelir. Examples; - I saw him open the door and enter the room. Onun kapıyı açtığını ve odaya girdiğini gördüm. - I watched the children play. Çocukların oynamasını seyrettim. - I heard him start the car and drive away. Onun arabayı çalıştırdığını ve uzaklaştığını duydum. Eğer fiilin tamamını değil de bir kısmını duyar, seyreder, hisseder, farkeder veya görürsek gelen fiil -ing eki alır. - They saw me playing football. Beni futbol oynarken gördüler. - I felt someone following us. Birisinin bizi takip ettiğini hissettim. - I heard them talking about me. Onları benim hakkımda konuşurken duydum. ► Verbs following by a gerund Şimdi de kendilerinden sonra gelen fiillere -ing aldıran fiilleri görelim. to appreciate takdir etmek to avoid kaçınmak to delay geciktirmek to detest iğrenmek to dislike hoşlanmamak to enjoy hoşlanmak to escape kaçmak to excuse affetmek to finish bitirmek to forgive affetmek to involve gerektirmek to keep sürdürmek to mind itirazı olmak to miss özlemek to pardon affetmek to postpone ertelemek to practise alıştırma yapmak to prevent engel olmak to resist direnmek to risk göze almak Examples; - He dislikes going to bed late. Geç yatmaktan hoşlanmaz. - I enjoy watching war films. Savaş filmleri seyretmekten hoşlanırım. - They finished painting the house at 5 o'clock. Evi boyamayı saat 5′te bitirdiler. - They postponed going to Italy. İtalya'ya gitmeyi ertelediler. ► Gerunds after prepositions Prepositionlardan sonra gelen fiillere de -ing eklenir. - She is interested in swimming. O yüzmeyle ilgilenir. - You should give up smoking. Sigara içmeyi bırakmalısın. - I am tired of waiting for him. Onu beklemekten bıktım. - They succeeded in finding the murderer. Katili bulmayı başardılar. - He is thinking of buying a new car. Yeni bir araba satın almayı düşünüyor. ► Verbs followed by a gerund or a that clause Bazı fiiller kendilerinden sonra gelen fiillere -ing aldırırlar veya that'li bir kalıp ile kullanılırlar. Bu fiillerin en çok kullanılanları şunlardır. to admit kabul etmek, itiraf etmek to anticipate ummak to imagine hayal etmek to mention bahsetmek to propose önermek to recall hatırlamak to suggest teklif etmek Examples; - She admitted breaking the window. Camı kırdığını itiraf etti. - She admitted that she had broken the window. Camı kırdığını itiraf etti. - He suggested going to the theatre. Tiyatroya gitmeyi teklif etti. - He suggested that they should sell the house. Onlara evi satmalarını teklif etti. ► Infinitive as an Subject To'lu infinitive özne olarak da kullanılabilir ama bu pek yaygın değildir. - To learn a foreign language isn't very easy. Yabancı dil öğrenmek pek kolay değildir. - To drive on icy roads is dangerous. Buzlu yollarda araba kullanmak tehlikelidir. - To find your brother in Istanbul sems impossible. İstanbul'da Kardeşini bulmak imkansız görünüyor. ► Gerund as a subject Gerund -ing ise özne olarak genel anlamda yaygın olarak kullanılır. - Watching a film is easier then reading a book. Film seyretmek kitap okumaktan daha kolaydır. - Working at night is tiring. Geceleyin çalışmak yorucudur. - Living in a large city is extremely difficult. Büyük bir şehirde yaşamak son derece zordur. ► Gerund as an adjective Gerund -ing ayrıca sıfat olarak da kullanılabilir. - I need some cleaning fluid. Temizleyici sıvıya ihtiyacım var. - The film was very boring. Film çok sıkıcıydı. - Do you know that crying child? Şu ağlayan çocuğu tanıyor musun? - This machine is fascinating. Bu makina büyüleyici. ► Perfect Infinitive Perfect infinitive have + Verb3 yani have ve fiilin üçüncü halinin kullanılmasıdır. Perfect infinitive in en yaygın kullanımı modal auxiliary denilen yardımcı fiillerle kullanımıdır. Perfect infinitive ayrıca başına to alarak bazı kalıplarda kullanılır. Bunlardan birincisi was / were ile geçmişte yapılması gerekip yapılmayan işleri anlatmakta kullanılır. Examples; - They were to have been here yesterday. Onların dün burada olmaları gerekirdi. - He was to have repaired the car last week. O geçen hafta arabayı tamir etmeliydi. Perfect infinitive yine buna benzer bir anlama would should like'tan sonra kullanıldığında gelir. Examples; - I should like to have seen that film. O filmi görmüş olmayı isterdim. - He would like to have visited the museum. Müzeyi ziyaret etmiş olmayı isterdi. Perfect infinitive, appear, seem, happen, pretend fiillerinden sonra kullanıldığında perfect infinitive de geçen fiilin, asıl fiilden daha önce meydana geldiğini gösterir. Examples; - He seems to have studied a lot. Çok çalışmış görünüyor. - She appears to have forgetten the party. Partiyi unutmuş görünüyor. - He pretended to have done his homework. Ödevini yapmış gibi davrandı. Perfect infinitive believe, know, say, suppose gibi fiillerle passive cümlelerde işin daha önce olduğunu göstermek için kullanılır. ► Verbs followed by a gerund or a passive infinitive It needs, it requires, it wants ya gerund ya da infinitivein passive şekliyle kullanılır. - The car needs/requires/wants washing. Arabanın yıkanması lazım. - The car needs/requires/wants to be washed. Arabanın yıkanması lazım. Need fiili şahıs öznelerle kullanıldığı zaman infinitive kullanılır. - We need to go to the country and have a picnic. Şehir dışına gidip piknik yapmamız lazım.

ingilizcede tensler nasıl ayırt edilir